MARKA TESCİL BAŞVURUM REDDEDİLDİ NE YAPMALIYIM?

Marka tescil başvurusu ile başlayan idari süreç, gerek Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından yapılan şekli inceleme ile Sınai Mülkiyet Kanunu 5. Maddesi kapsamındaki mutlak ret nedenleri bakımından yapılacak incelemeyi, gerekse de markanın Resmi Marka Bülteninde yayımlanmasının akabinde 2 aylık süre içinde üçüncü kişilerce yapılacak Sınai Mülkiyet Kanunu 5. Maddesi ç bendi hariç olmak üzere, 5 ve 6. Maddeleri kapsamında yapacakları itirazları barındıran uzun bir süreçtir.

Marka tescil başvurusunun reddedilmesi Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde itirazları ilk değerlendirme mekanizması olan marka uzmanı nezdinde veya üst kurul olan Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu nezdinde verilmiş olabilir. Dolayısıyla öncelikle marka tescil başvurusunun reddinin hangi aşamada gerçekleştiğinin tespiti gereklidir. Bu duruma göre ilk aşamada reddedilen marka tescil başvuruları bakımından kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 ay içerisinde üst kurula başvurarak karara itirazların sunulması mümkündür. Ancak ilk aşamada sunulması gereken defilerin bu aşamada sunulamayacağının da unutulmaması gerekir. Karara itiraz edilmesi halinde Kurum, karara itiraz dilekçesini muhatabına tebliğ eder ve 1 ay içerisinde karşı görüşlerini sunmasını talep eder. Muhatap karşı görüş sunmaz ise dosya kapsamında inceleme yapılarak karar verilir ve bu karar Kurum nezdindeki nihai karardır. Karardan dolayı zarar gören kişiler Ankara Fikri ve Sınai Haklar İhtisas Mahkemelerinde kararın kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içerisinde dava açarak kararın iptalini talep edebilirler. Ankara Fikri ve Sınai Haklar Mahkemeleri kesin görevli ve yetkili mahkemedir.

Marka tescil başvurusu ikinci aşamada reddedilmiş ise, yani Kurumca atanan marka uzmanınca incelenmiş ve üst kurula itiraz neticesinde reddedilmiş ise artık başvurulacak tek yol Ankara Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinde 60 günlük süre içerisinde dava yoluna başvurulması olacaktır. Bu süre içerisinde dava açılmaması halinde Türk Patent ve Marka Kurumunun vermiş olduğu karar kesinleşir.

Bununla birlikte marka tescil başvurusunun reddine sebep olan itirazın üçüncü kişilerden mi veya Kurum’dan mı geldiği verilecek cevaplar açısından da önem arz etmektedir. İtirazın dayanağı bu bakımdan tespit edilmeli ve varsa hukuki savunmalar yapılarak karara itiraz veya idari işlemin iptali davası açılabilmektedir.

Marka başvurusunun reddi halinde uzman kişilere danışılmak sureti ile kararın denetimi de yapılmalıdır. Marka tescil başvurusunun reddinin sebebi bir başka markaya iltibasta bulunulması olabilir. Bu durumda bilimsel metotlar, hukuki doktrin ile yargı kararları göz önünden bulundurulduğuna gerçekten marka iltibası söz konusu ise başvurucunun derhal basiretli bir tacirin göstereceği özeni göstererek kullanıyor ise markayı kullanmayı durdurması ve başka kişilerin marka hakkını haleldar eden fiillerden ivedilikle kaçınması gerekmektedir. Bu şekilde olası maddi manevi tazminat davaları ile markanın haksız kullanımının önlenmesine yönelik tedbirler sağlayan diğer davaların açılmasının önüne bu şekilde geçilmelidir.

Bununla birlikte marka tescil başvurusunda itirazlara verilecek cevaplar bakımından hukuki veya bilimsel metotlara göre bir dayanak mevcut değil ise zaman kaybı yapılmadan kanuni koşulları sağlayan yeni bir başvuru yapılması da mümkündür.

Marka tescil başvurusunun reddedilmesi sebepleri tespit edildikten sonra yeni bir marka başvurusu yapılmak isteniyorsa bu sebeplere göre bir ön hazırlık sürecine girilmesi faydalı olacaktır. Zira hali hazırda reddedilen bir marka için yeniden başvuru yapılması durumunda da marka başvurusu yeniden reddedilme yaptırımı ile karşı karşıya kalacak ve bu durumda zaman ve para kaybına yol açabilecektir. Marka tescil başvurusu reddedilen kimseler muhakkak uzman görüşünden faydalanmalıdır. Marka vekili ile çalışmak Sınai Mülkiyet Kanunu’nda belirtilen kişiler dışında zorunlu değildir ancak sınai haklara ilişkin iş ve işlemler uzmanlık isteyen, teknik bilgi ve donanım gerektiren işlemlerdir.