MARKA VEKİLİ İLE ÇALIŞMAK ZORUNLU MUDUR?

Marka veya patent vekili ile çalışmak belli koşullar altında bazı kimselere karşı zorunlu tutulan bir unsurdur. Ancak bu hususu tespit edebilmek için, öncelikle Sınai Mülkiyet Kanunu yarınca kimler Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde başvuru yapma hakkına sahip olduğunu tespit etmek gereklidir.

Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 3. Maddesi uyarınca; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmasa dahi Türkiye sınırları içerisinde ikamet adresi olan, ticari ve sınai faaliyet gösteren gerçek veya tüzel kişiler, Paris Sözleşmesi kapsamında başvuru hakkına sahip olan kişiler ile karşılılık ilkesi uyarınca Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına ulusal patent ofislerinde başvuru hakkı tanıyan ülkelerin vatandaşları, Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında Türk Marka ve Patent Kurumu nezdinde başvuruda bulunabilirler.

Esas kural Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ile Türkiye’de ikameti bulunan gerçek veya tüzel kişilerin vekil atama zorunluluğu bulunmamaktadır. Gerçek kişiler doğrudan kendi başvurularını yapabilecekler. Tüzel kişiler ise Türk Marka ve Patent Kurumu nezdinde yapacakları iş ve işlemleri takip etmek adına yetkili organlarınca yetkilendirilmiş kişi veya kişiler tarafından bu işlemleri yürütebilirler.

Ancak bu kapsamda olmayan ve Türk Marka ve Patent Kurumu nezdinde başvuru hakkı olan kişi ve kuruluşlar Türk Marka ve Patent Kurumu vekillik siciline kayıtlı olan bir marka vekili ile çalışmak zorundadır. Bu bakımdan vekil olmaksızın yapılan başvurular, Türk Marka ve Patent Kurumu tarafından geçerli sayılmayacaktır.

Vekil ile çalışılması halinde artık iş ve işlemlerde Türk Marka ve Patent Kurumu, vekili muhatap alır, tebligatlarını ve bildirimlerini vekile yapar. Vekil, vekaletnamedeki yetkiler kapsamında iş ve işlemlerini yürütür. Hak kaybı doğuracak veya bir haktan feragat, vazgeçme anlamı ve sonucu doğuran iş ve işlemleri yapabilmek için vekile çıkarılan vekaletin noter onaylı olması zorunludur. Ancak başvuru işlemlerinin yürütülmesi ve benzeri işlemlerde adi vekalet ile iş ve işlem yapılabilmekte, noter onayına gerek duyulmamaktadır.

Tescil sürecinde marka veya patent vekili ile çalışmak, kişisel olarak başvuru yapmaktan daha avantajlıdır. Yapılan işin niteliği gereği sıkı süre koşulları ve gerekçeli iş ve işlemler yapılması gerektiğinden, sınai haklar gibi kendi şahsına münhasır koşullar taşıyan iş ve işlemler bakımından uzman kişilerle çalışmak zaman ve para tasarrufu sağlar. Örneğin; bir marka başvurusu, marka vekili ile görüşülse idi tescil olmayacağı bilgisi edinilebilecek ve alternatif bir marka yaratımı veya markada yapılabilecek değişiklikler belirlenebilecek iken, doğrudan başvuru yapılması halinde itirazlar ile karşı karşıya kalınacak ve Türk Marka ve Patent Kurumu nezdinde harç ödenmesi durumları ile karşı karşıya kalınacaktır.

Bununla birlikte özellikle tescil edilecek haklar bakımından yapılacak sınıflandırmalar da göz önünde bulundurulduğunda (örneğin; markalar için Nice sınıflaması veya tasarımlar için Locarno sınıflaması gibi) bu sınıflamalar yapılırken gerçek veya tüzel kişilerin bireysel başvurularında sorun yaşamaları kaçınılmaz olmaktadır.

Vekil, vekalet verenin menfaatlerini gözeterek iş ve işlemler yapar. Türk Marka ve Patent Kurumu’nca vekile bildirilen hususları gecikmeksizin vekalet edene bildirir. Vekil, vekalet edene hesap vermekle ve talimatlara uygun ifada bulunmakla yükümlüdür. Vekil işini şahsen ifa eder ve yetkili olmadığı sürece başka kişilere iş ve işlem yaptıramaz. Yaptırdığı takdirde kendisi de yapılan iş ve işlemle ilgili sorumlu olur.

Bununla birlikte vekil, ücrete hak kazanır. Yaptığı iş ve işlemler gereğince yapılan masrafları vekalet eden tarafından faizi ile birlikte vekile ödenir.

Tarafların iradesi neticesinde azil veya istifa ile vekalet sözleşmesi sona erebileceği gibi, taraflardan birinin ölümü, iflas ve ehliyetin kaybolması gibi durumlarda da vekalet sözleşmesi kendiliğinden sona erer.